Sinek

 

Hava, ne tam soğuk ne de sıcaktı. Kışlıkları giysem acaba rahatsız eder mi, yazlıkları giysem ayaklarım üşür mü diye kısa bir tereddüt geçirdikten sonra, kışlıkların gece serinliğinde ayağıma verdiği huzuru düşünüp kararımı vermiş oldum. Son kez etrafa göz atmak için geri döndüm. Tam çıkmadan önce, duş aldığım banyoda su kaldığını görüp çekçekle sildim. Bir an musluk damlatıyor sandım ve sıktım. Yüz havlusunun hafif kirlenmiş tarafının üste geldiği dikkatimi çekti, alta gelecek şekilde havluyu yeniden astım sinsice. Evden çıkmadan, yatağımın örtüsünün düzgün olup olmadığına baktım, içtiğim kahvenin fincanını hızla yıkadım, ocağı yanık bırakıp bırakmadığımı da kontrol ettim. Dış kapıyı çekip çıkarken, her defasında özenle iki defa kilitlediğim kapıyı, bu defa hiç kilitlemeden sadece çekerek kapattım. Hatta alışkanlıkla acaba kilitlemiş olabilir miyim diye de tekrar bir kez çevirip açılıp açılmadığını kontrol edip, kapıyı sadece mandalda bırakarak kapattım. Hafta sonu olduğu için okulun otoparkına bırakmadığım aracıma binip, hızla uzaklaştım. Okumaya devam et Sinek