Demirkubuz’un “Yazgı” filmi ve kırmızıları

Film eleştirmeni değilim. Kendi çapımda bir film izleyicisiyim. Buna rağmen Zeki Demirkubuz’un 2001’de yaptığı ve dördüncü sinema filmi Yazgı’yı ikinci defa izledikten sonra içimden bu filmle ilgili bir şeyler yazma isteği kabardı. Bu isteğim filmi beğenmediğimden ya da Zeki Demirkubuz hakkında bir şeyler yazma isteğinden değil.  Filmin esinlendiği Albert Camus’nün Yabancı adlı romanının ve onun kahramanının tadını olabildiğince iyi yansıtmış olması beni yazmaya sevk etti. Gençlik yıllarımda etkilendiğim Varoluşçuluk felsefesini kavramama neden olan birkaç kitaptan biri olan Yabancı romanını bir filmde ancak bu kadar güzel anlatabilirdi. Eksiğiyle, fazlasıyla, biraz da romanın beğenmediği bölümlerine yaptığı değişiklikleriyle, zor anlaşılabilir bir felsefeyi sinema dilinin mucizevi gücünü kullanarak, rahat anlaşılabilir bir hale getirmiş Zeki Demirkubuz. Okumaya devam et Demirkubuz’un “Yazgı” filmi ve kırmızıları