Rüya

Düşümde gördüm seni,
uyku ile uyanıklık arasındaki
gri düşümde.
Al bir ata binmiştin;
alnı beşik,
kulakları kuşşik,
ayakları sekili,
al bir kısrak.

“Yolcuyum” diyorsun,
anlayamıyorum.
Giden yolcu mu,
gelen yolcu mu.
“Güneşe bak” diyorsun,
bakıyorum.
“Ne gördün” diyorsun,
susuzluğumu diyorum.
Gülüyorsun.

“Ben yanmadım” diyorsun.
Yaktın ama,
yaktığın da seni yakar
diyorum.
Susuyorsun.

İnsene, diyorum.
“Atım yüklü bakamazsın”
diyorsun.
O at benim meramda yetişti,
diyorum;
çifte vurmaz, yele verir;
kişniyor at.
Ağlıyorsun.

“Binsene” diyorsun.
“Yolcuydum, yoldaşım ol
gaiptim, gerçeğim ol”.
Açıyorum ellerimi derin boşluğa,
yakalıyorum tarifsiz bir şey.
Bulanıklaşıyorsun.

Dönüşüyor dünya,
kocaman bir aydınlığa.
Düşüyor kafam,
uyanıyorum.
Soğuk bir yangı,
yalnızlığıma dönüşüyor,
yalnızlığım hüzne,
hüznüm umuda.
Hasretim özlem olup
çağlıyor.

2009